MOSKOVA BÖLGESEL FİNANS MERKEZİ

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Moskova, Rusya Federasyonu’nun başkenti olarak ayrı bir federal statüye sahiptir. 2011 yılı itibariyle 11,6 milyon nüfusa sahip olan Moskova, Rusya Federasyonu’nun en fazla nüfusa sahip şehridir ve ülkenin kültür ve bilim başkenti olarak kabul edilmektedir. Moskova’da 60’ı devlete ait olmak üzere 222 üniversite ve enstitü, 91 adet meslek yüksekokulu bulunmaktadır.

Tarihsel kültür mirasının yanında Moskova, Rusya ekonomisinde de önemli bir yer teşkil etmektedir. Rusya’nın milli gelirinin % 22’si Moskova’da üretilmektedir. Rusya’da kişi başına düşen milli gelir 13.000 ABD Doları olup, ülkenin zenginlerinin Moskova’da yoğunlaşması sebebiyle Moskova’da kişi başına gelir ülkedeki gelirin yaklaşık iki katına denk gelmektedir. 2009 yılında dünyada en çok milyarderin bulunduğu 3. ülke olan (birinci ABD, ikinci Çin) Rusya’daki 100 milyarderin 69’u Moskova’da yaşamaktadır ve bu milyarderlerin ortalama varlığı 5,9 milyar ABD Doları düzeyindedir. Ülke genelinde işsizlik % 7 düzeyindeyken, Moskova’da işsizlik % 1’dir. İstihdamın yüksek olduğu şehirde, gelirler de ülke ortalamasının üzerinde bir düzeye ulaşmaktadır. Şehrin ekonomik canlılığına ticaret hacmi de katkıda bulunmaktadır. 7 bini yabancı olmak üzere 1,2 milyon kayıtlı işletme bulunmaktadır. Ayrıca Moskova’da bine yakın banka faaliyet göstermektedir.

Moskova gelişmiş bir ulaşım altyapısına sahiptir. Şehirde 3 havaalanı, 290 km’lik metro hattı ve 7 tren garı bulunmaktadır. 2.000 km2 ’lik bir alana yayılan şehrin toplam karayolu uzunluğu 5.000 kilometredir. Ulaşım altyapısını teknolojik altyapı ile desteklemeye çalışan Moskova, fiber internet penetrasyonunda dünya genelinde 4. sırada yer almaktadır. Şehirde geniş bir 4G mobil altyapısı da bulunmaktadır.

Moskova şehrinin en önemli sorunlarından biri yaşlanan nüfustur. 2012-2015 yılları arasında her yıl çalışan insan nüfusunun 870 bin azalacağı tahmin edilen şehirde, yaşlanan nüfus sorunu özellikle eski Sovyetler Birliği üyesi Orta Asya ülkelerinden göçmen çekilerek çözülmeye çalışılmaktadır.

Ülkede yaklaşık 980 banka faaliyet gösterse de Rus ekonomisinin en önemli eksikliklerinden biri Avrupa muadili modern bir bankacılık sektörünün bulunmayışıdır. Bu da Moskova’yla ticaret yapmak isteyen işadamlarını olumsuz etkilemektedir. Ayrıca hem turistler hem de işadamları için uzun bir vize bürokrasisinin varlığı da şehrin uluslararası bir finans merkezi olma yolundaki en önemli eksikliklerinden biridir.

Ekonomik Göstergeler ve Finansal Sistem

Rusya ekonomisi son 10 yıldır önemli ölçüde gelişme kaydetmiş, kişi başına gelir 10 yıl içerisinde yaklaşık 10 katına ulaşarak, 2011 yılı sonu itibariyle 13 bin ABD Doları düzeyine yükselmiştir. Bu gelişimi sağlayan temel etken gerçekleştirilen yapısal reformlar olmuştur. Bankaların konsolide edilmesi, iş kurmayı engelleyen bürokrasinin azaltılması, gelir vergisinin % 13’e düşürülmesi gibi birçok reform ile Rusya ekonomisi 2011 yılı itibariyle 1,8 trilyon ABD Doları büyüklüğe ve dünyanın 9. büyük ekonomisi seviyesine ulaşmıştır. Bu gelişme ile birlikte dinamizmini kaybetmeyen Rus ekonomisi için IMF tarafından, 2017 yılına kadar reel olarak yıllık ortalama % 3,91 oranında büyüme ve 3,1 trilyon ABD Doları hacme ulaşan ekonomik büyüklük öngörülmektedir.

Yabancı Sermaye Girişleri

Rusya’nın son yıllarda gösterdiği ekonomik gelişmeye paralel olarak yabancı sermaye girişlerinde de artış kaydedilmiş ve 2002 yılında rekor seviyeye ulaşan yabancı sermaye girişleri 75 milyar ABD Doları seviyesine yükselmiştir. Küresel krizin etkileri ile yavaşlayan yabancı sermaye girişleri 2011 yılı sonu itibariyle 49,5 milyar ABD Doları düzeyine gerilemiştir.

Dış Ticaret Verileri

Rusya ekonomisinde öne çıkan büyük firmaların tamamının merkezi Moskova’da yer almaktadır. Bu açıdan, Moskova ülkenin idari başkenti olmasının yanısıra, ticari ve ekonomik başkent olarak da değerlendirilmektedir. Ülkenin ticaret hacmi büyüklüğü, Moskova’nın dış ticaret büyüklüğü ile bire bir bağlantılıdır. Moskova, 305 milyar ABD Dolarlık dış ticaret hacmiyle Rusya’nın dış ticaret hacminin % 32,4’ünü gerçekleştirmektedir.

Ülkedeki tasarruf oranı kriz öncesi dönemde GSYH’nın % 30’u iken, 2009 yılında % 21’e kadar gerilemiş ve daha sonra artarak % 28,5’e ulaşmıştır. Bu veriler, ülkedeki cari dengelerin sağlıklı ilerlediğini ve ülkeye giren yabancı yatırım akışının arz yönlü olduğunu göstermektedir.

Ekonomi çoğunlukla petrol ve doğalgaz satışlarına dayalı bir yapı arz etmektedir. İhracatının % 50’lik kısmının federal bütçeden ve % 30’luk kısmının petrol ve doğalgaz satışlarından kaynaklandığı dikkate alınırsa, gerek Moskova’nın gerekse Rusya’nın uzun vadede petrol gelirleri dışında bir gelir kalemi oluşturmak zorunda olduğu görülmektedir

Bankacılık ve Sigortacılık

Rusya’da yapılan düzenlemeler ve getirilen minimum sermaye yeterliliği kısıtlamaları sonucunda 2011 yılı sonu itibariyle 980 banka faaliyetlerine devam etmektedir. Banka sayısının çokluğuna rağmen, piyasada toplam varlıkların % 27’sinin Sberbank’a ait olduğu görülmektedir. Yabancı bankaların Rusya’da şube açabilmesi ancak minimum % 50 oranında yerel bankalar ile ortaklık kurmaları ile mümkündür. Bu açıdan yabancı sermayenin bankacılık sektörüne girmesi kısıtlı düzeyde kalmıştır.

Avrupa ile karşılaştırıldığında, Rusya’daki bankacılık sisteminin daha az gelişmiş bir yapı arz ettiği görülmektedir. Moskova’da mortgage piyasası bulunmamaktadır. Konut kredilerinin GSYH’ya oranı % 3’tür. Dağınık ve parçalı bir yapıya sahip olan bankacılık sistemi Rusya Merkez Bankası’nın etkinliğini kısıtlamaktadır. Bazı bankalar önemli oranda likidite sıkıntısı çekerken bazı bankalar likidite bolluğu yaşamakta ve güven sorunu sebebiyle interbank piyasası verimli çalışmamaktadır.

2010 yılı sonu itibariyle bankacılık sistemindeki mevduatların toplamı GSYH’nın % 70’ine, sağlanan krediler toplamı ise GSYH’nın % 98’ine denk gelmektedir.

Rusya’da finansal sektöre halkın ilgisinin zayıf olduğu görülmektedir. Yaklaşık olarak 60 milyon insanın (nüfusun % 42’si) banka mevduat hesapları, kredi veya yatırım işlemleri gibi finansal hizmetlerden faydalanmadığı görülmektedir. Rusya’daki sigortacılık sektörü de bankacılık gibi Orta ve Doğu Avrupa’nın gerisinde kalmasına rağmen, özellikle hayat sigortası konusunda ciddi bir potansiyel bulunmaktadır. Rus sigortacılık sektöründe 2010 yılında 647 sigorta firması faaliyet gösterirken, başta “otomotiv” ve “3. taraf mali sorumluluk sigortaları” olmak üzere çoğu sigorta şirketi sınırlı sayıda ürüne odaklanmıştır. Zorunlu sağlık harcamaları sigortası 2011 yılında sektördeki primlerin yarısını kapsayarak, hayat dışı sigorta segmentleri arasında öne çıkmıştır. Yabancı sigorta şirketleri, yasalarca izin verilen üst sınır olan sigorta sektörünün toplam sermayesinin % 25’ini temsil etmektedir.

Sermaye Piyasaları

Rusya’da pay senedi işlemleri, Russian Trading System (RTS) ve Moscow Interbank Currency Exchange (MICEX) olmak üzere, iki ana borsa sistemi üzerinden yürütülmektedir. 2011 yılı itibariyle, MICEX’de 284 ve RTS’de 252 pay senedi işlem görmektedir. En büyük borsa kuruluşu MICEX olup, dünyanın en önemli 20 borsası arasında gösterilmektedir. 2001-2010 yılları arasında piyasa değeri 20 kat büyüyen MICEX, söz konusu bu dönemde dünyanın en hızlı büyüme oranına sahip borsası olmuştur. Öte yandan, 2011 yılı sonu itibariyle, Rusya’nın dolar bazlı işlem yapan RTS ve ruble bazlı işlem yapan MICEX borsaları tek çatı altında birleştirilmiş ve Moskova Borsası (MICEX-RTS) kurulmuştur. Avrupa borsalarında yaşanan sorunlara rağmen finans merkezi olmak için çalışmalarını sürdüren Moskova’nın yeni borsası 2012 yılından itibaren çalışmaya başlamıştır. Son yıllarda pay piyasası kapitalizasyonu ve likiditeye ilişkin değişiklikler Grafik 65’te görülmektedir

Rusya’da en önemli türev piyasası, büyük ölçüde Rusya ve Doğu Avrupa’nın halen en önemli türev piyasası olarak kabul edilen “Futures and Options on RTS (FORTS) Derivatives Market”tir. FORTS gelişmiş altyapısı ve yüksek işlem teknolojilerini başarıyla birleştirerek 10 yılı aşkın bir süredir faaliyetlerini sürdürmektedir. Piyasa katılımcıları kendi bilgisayarlarından internet üzerinden veya RTS tarafından sağlanan bağlantı noktalarından doğrudan işlem yapabilmektedirler. RTS üzerinden hâlihazırda büyük çoğunluğu döviz ve petrol vadeli işlemleri olmak üzere, mineraller, metaller ve farklı emtiaları da kapsayan farklı ürünlere dayalı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri işlem görmektedir.

Rusya Merkez Bankası verilerine göre, devlet kontrolündeki bankalar ile büyük özel bankalar, 2010 yılı itibariyle sırasıyla % 50,6 ve % 29,9 oranlarındaki paylarıyla en büyük borç verici kurumlardır. Vneshtorgbank (VTB Bank)raporuna göre, Rusya bono piyasası ABD ve AB para politikalarına bağımlı bir yapı göstermektedir. Kurumsal yönetim eksikliği, etkisiz iflas yasaları ve bölgesel bonolara ilişkin zayıf yasal yapı Rus bono piyasasında yaşanan sıkıntılar olarak kaydedilmektedir.

Fon ve Varlık Yönetimi Sektörü

Rusya’da varlık yönetimi faaliyetleri, devletin emeklilik sistemindeki reform çalışmaları ile finans sektöründeki ağırlığını gün geçtikçe artırmaktadır. Emeklilik reformunun özel fon yönetimi sektörünün gelişimini hızlandırması beklenmektedir.

Rusya vatandaşlarının sadece % 2’si tasarruflarını özel bir yatırım fonunda değerlendirmektedir. Varlık yönetimi sektörünün, 2015 yılında mevcut 20 milyar ABD Dolar seviyesinden, 10 kat artarak 250 milyar ABD Doları tutarında bir büyüklüğe ulaşması beklenmektedir.

Rusya’nın döviz rezervleri 2000’li yıllarda artış eğilimi göstermiştir. Bu artışta, Rusya’nın ihracatında önemli yer tutan petrol, doğal gaz ve metal ürünleri fiyatlarının tarihi zirve değerlerine yükselmesi önemli rol oynamıştır. 2011 yıl sonu itibariyle döviz rezervleri 510,4 milyar ABD Dolarıdır. Dünyada en yüksek gelire sahip 500 firmadan 7’si Rusya’dadır. Bunlardan ilk 6’sı ise Moskova’da yerleşik olup, gelirleri toplamı 453 milyar ABD Dolarıdır.

Finans Merkezi Oluşum Sürecinde Öne Çıkan Faktörler

Moskova’da bir “Uluslararası Finans Merkezi” kurulması fikri, 2000’li yılların başında bazı Rus ekonomistler tarafından ortaya atılmış olup, Moskova Finans Merkezi (MFM) Projesi’nin resmi ilanı Rusya Federasyonu Hükümeti tarafından 2008 yılında yapılmıştır. MFM’nin öncelikli amacı, sermaye ihtiyacı olan kuruluşlar ile uluslararası yatırımcılar arasında doğrudan bağlantı sağlayacak finansal bir sistemin kurulması olarak belirlenmiştir.

2008 yılından bu yana, MFM’nin oluşturulmasına yönelik bir dizi uygulama ve düzenleme gerçekleştirilmiştir. Öncelikli olarak, rekabetçi bir vergi sistemi düzenlenmiştir. Daha sonra nitelikli işgücünü şehre kazandırmak için göçmen yasasında değişiklikler yapılmıştır. Sermaye hareketleri esnek bir yapıya kavuşturularak AB ile uyum hızlandırılmıştır. Skolkovo inovasyon merkezi kurularak Ar-Ge çalışmalarına ivme kazandırılmıştır.

MFM’nin oluşum sürecini destekleyen faktörlerin başında Rusya’nın, Brezilya, Rusya, Çin, Hindistan, Güney Afrika (BRICS) ülkeleri arasında dünya ekonomisinin geleceği açısından önemli bir ülke olması gelmektedir. Rusya’nın gelişen bir pazar olmasının yanında, Bağımsız Devletler Topluluğu’ndaki diğer ülkeler ile uzun yıllara dayanan geçmişi ve bu geçmişin söz konusu ülkeler üzerinde oluşturduğu ekonomik, kültürel ve sosyal nüfuzu bulunmaktadır. Moskova’nın, Avrupa (Berlin, Londra) ve Asya (Hong Kong, Tokyo, Şangay) finans merkezlerinin tam ortasındaki bir coğrafi konumda bulunması da Moskova için bir avantaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Şehir, finansal altyapısının gelişimi ve finansal kaynakların yoğunlaşması gibi açılardan değerlendirildiğinde, diğer Rus şehirlerinden ve hatta pek çok komşu ülkeden çok daha gelişmiş durumdadır. Ancak, bütün bu destekleyici organik faktörlere rağmen, Rus ekonomisinin devletçi yapısı MFM için önemli bir olumsuz etkendir. Moskova GFCI Endeksine göre yapısal olarak kendisine en çok benzeyen şehirlerarasında da en alt sıradadır (Tablo 32).

Wojcik’in Uluslararası Finans Endeksi (IFI) hesaplamasına göre Moskova’nın uluslararası finansal hizmetler sektöründeki payı % 0,32 olarak belirlenmiştir. Bu, dünyadaki uluslararası finansal hizmetlerin sadece % 0,32 gibi düşük bir kısmının Rusya tarafından gerçekleştirildiğini göstermektedir. Rusya, söz konusu endekste 41 ülke arasında 27. sırada yer almıştır. IFI puanı açısından Rusya’nın uluslararası finansal hizmetler sektöründeki payı “Rakip Ülkeler” ve Türkiye’den daha yüksektir.

Rusya’nın Uluslararası Finansal Farklılaşma Endeksi (IFDI) skoru Wojcik tarafından 0,82 olarak hesaplanmıştır. Rusya’nın uluslararası finansal hizmetler sektörünün her alanında gelişme gösterdiğini ve dört finansal hizmet grubunun tümünde (dışsal banka kredi ve mevduatları, uluslararası tahviller, yurtdışında kote edilen pay senetleri ve tezgâhüstü döviz alım satımı ve faiz türevleri dâhil döviz alım satımı) faaliyet gerçekleştirdiği söylenebilir. Bu nedenle Rusya’nın 0,82 olarak belirlenen skoru finansal hizmetlerin tüm boyutlarında belirli düzeyde gelişme olduğunu göstermektedir.

“Dünyanın En Önemli Ticaret Merkezleri” araştırmasının sonuçlarına göre, Moskova’nın göreceli olarak ekonomik istikrar (% 500), finansal akımlar (% 240) ve bilgiakımı ve bilgi yaratma alanlarında İstanbul’dan (% 150) daha rekabetçi olduğu gözlenmektedir. Ancak yasal ve siyasi ortam (% 74,8), yaşam kalitesi (% 79,7), ticaret kolaylığı (% 93,6) ve iş merkezi (% 96,3) alanlarında İstanbul’a göre daha az rekabetçi bir yapıda olduğu görülmektedir.

Genel Değerlendirme

Moskova, ülkenin coğrafi konumu, sahip olduğu doğal kaynaklar, Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri üzerinde etkili olan sosyal, politik ve kültürel nüfuzu ve mevcut ekonomik durumu itibariyle bir uluslararası finans merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahiptir. GFCI araştırmasına katılan finans profesyonelleri tarafından, önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacak ilk 10 merkezden birisi olarak görülmektedir. Aynı araştırma Moskova’yı gelişim çabasındaki aktivitelerinin bilinirliği nedeniyle dışarıya entegrasyonu bakımından “küresel” bir finans merkezi olarak değerlendirirken, finansal hizmetlerin çeşitliliği ve bazı hizmetlerde uzmanlaşarak derinleşmesi bakımından zayıf görmekte ve yeni ortaya çıkan finans merkezlerinden biri olarak değerlendirmektedir.

Moskova’nın finans merkezi projesi için bir uluslararası finans merkezinin sahip olması gereken tüm koşulları barındırdığını söylemek zor görünmektedir. Kentin finans ve bankacılık derinliği henüz ülke potansiyelini yansıtmaktan uzaktır. Halen işlemler daha çok nakit olarak gerçekleştirilmekte ve kredi kartı kullanım oranı yıllar itibariyle artmakla birlikte, ülkemizin ve diğer batılı ülkelerin halen gerisinde bulunmaktadır. Bununla birlikte, uygulamaya yönelik konularda bürokrasinin yavaş ve isteksiz davranması arzulanan hedeflere ulaşılmasını zorlaştırmaktadır. Hâlihazırda Moskova’nın teknolojik altyapısının ve MFM hazırlık durumunun çok düşük seviyede bulunduğu belirtilmelidir.

MFM Projesi için hazırlanan gözden geçirme çalışması raporunda, mevcut gelişim hızıyla 2020 yılına gelindiğinde stratejinin 12 hedefinden sadece 2’sine ulaşılmasının mümkün olacağı belirtilmiştir. MFM Çalışma Komitesi öncelikli 3 önemli alandan ilkini finansal düzenlemeler ve finansal altyapının geliştirilmesi olarak belirtmiş ve bu alanda uluslararası standartların yakalanmasının 3-4 yıl süreceğini açıklamıştır. MFM Çalışma Komitesi diğer konuyu şehir altyapısının geliştirilmesi olarak belirlemiş, bu alanda hedeflenen gelişimin 8-10 yıl süreceğini beyan etmiştir. Çalışma Komitesinin dile getirdiği son konu ise ülkede yatırım ortamının geliştirilmesi hususu olmuştur.

Onuncu Kalkınma Planı 2014-2018 , Finansal Hizmetler Özel İhtisas Komisyonu Raporu