KATAR BÖLGESEL FİNANS MERKEZİ

Katar’a İlişkin Genel Bilgiler Hızlı nüfus artışı ve GSYH büyümesi ile dikkat çeken Katar, Arap Yarımadası’nda Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve İran tarafından çevrelenmiş bağımsız bir ülke olarak 11.437 km2 ’lik bir alanda konumlanmaktadır. Son 10 yıllık dönemde nüfusun dört kat artış gösterdiği Katar’da 2012 yılı itibariyle 1,8 milyon kişi yaşamaktadır.

Katar, yüksek büyüme performansıyla bölgenin en dinamik ekonomisi olarak öne çıkmaktadır. 2011 yılı sonu itibariyle 173,8 milyar ABD Doları olan GSYH, 2005 yılı seviyesinin yaklaşık üç kat üzerindedir. 98.329 ABD Doları ile dünyada en yüksek ikinci kişi başına düşen milli gelir düzeyine sahip olan Katar, % 49 tasarruf oranıyla dikkat çekmektedir.

2008 yılında kabul edilen 2030 yılı ulusal vizyonu; insani, sosyal, ekonomik ve çevresel gelişim olmak üzere 4 ana amaç üzerinde şekillendirilmiştir. Bu çerçevede, ülkede yerli ve yabancılara yönelik modern ve uluslararası nitelik taşıyan bir eğitim sisteminin oluşturulması hedeflenmektedir. Dünyanın önde gelen eğitim kurumlarının şubelerinin yer alması amacıyla Doha’da oluşturulan “Education City” kampüsünde Carnegie Mellon, Northwestern, Georgetown başta olmak üzere çeşitli üniversitelerin lisans ve lisansüstü dersleri verilmektedir. Kampüs içinde yer alan Katar Bilim ve Teknoloji Parkı da Microsoft, ExxonMobil, Royal Dutch Shell ve Total gibi yabancı firmaları bünyesinde bulundurmaktadır. Ülkede yaşayan yabancı sayısındaki artış, konut ve sağlık hizmeti talebini de beraberinde getirmektedir. Bu kapsamda Doha’da, sahipliğe de izin verecek şekilde Katar vatandaşı olmayan kişilere yönelik oturma ve yaşama alanları inşa edilmektedir.

Son 5 yılda 20 milyar ABD Doları tutarında turizm yatırımı yapılan Katar’da, başta metro ve raylı sistemler olmak üzere altyapının geliştirilmesine ilişkin çalışmalar da ön plandadır. Doha’da 2012 yılında açılacak 25 milyon kişi kapasiteli yeni uluslararası havaalanının 2015 yılı itibariyle 48 milyon kişilik kapasiteye yükseltilmesi planlanmaktadır.

Ekonomik Göstergeler ve Finansal Sistem

2007-2011 yılları arasında ortalama büyüme hızı % 16,6 olan Katar ekonomisinin 2017 yılına kadar yıllık ortalama % 5,7 büyüme göstererek, 246 milyar ABD Doları’na ulaşması beklenmektedir. Yüksek büyüme performansında doğalgaz üretimindeki artış ve kamu tarafından gerçekleştirilen altyapı yatırımları etkili olmuştur. Geniş hidrokarbon kaynaklarına sahip olan Katar, sıvı doğal gaz (LNG) ihracatında dünyada ilk sırada yer almaktadır. Dünya toplam doğal gaz rezervinin % 12’sine, petrol rezervlerinin ise % 1,5’ine sahip ülkenin 2030 yılı vizyonu çerçevesinde, enerji servetinin etkin şekilde yeniden yatırıma yönlendirilmesi yoluyla, ekonomik yapının genişletilip çeşitlendirilerek hidrokarbon sektörüne bağımlılığın azaltılması hedeflenmektedir.

Katar’da 10’u yerli ve 8’i yabancı olmak üzere toplamda 18 İslami ve konvansiyonel nitelikli banka faaliyet göstermektedir. 2011 yılı sonu itibariyle her 10.000 kişiye düşen şube sayısı 1,8’dir. Yüksek bir konsantrasyon oranına sahip olan sektörde, en büyük 3 bankanın pazar payı % 60 düzeyindedir.

Ekonomideki hızlı büyümeye paralel olarak son 10 yıllık dönemde toplam varlıkların birleşik büyüme oranı İslami bankalar için % 33 olurken, konvansiyonel bankalar için % 25 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2010 yılı sonu itibariyle, Gulf Cooperation Council (GCC) ülkeleri arasında % 8’lik bir paya sahip olan Katar İslami bankacılık sektörü, % 2,8’lik kârlılık oranı ile ise ikinci sırada yer almaktadır.

Sektörün finansal derinliğine ilişkin olarak, 2011 yılı sonu itibariyle, kredilerin GSYH’ya oranı % 55, mevduatların GSYH’ya oranı ise % 54,6’dır. Kredilerin mevduata oranının % 111 olduğu Katar, bankacılık sektöründe yurtdışı yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içindeki payı (% 20,1) ile Bahreyn’den sonra GCC ülkeleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. 2011 yılı sonu itibariyle sermaye yeterlilik oranının % 20,6 seviyesine yükseldiği bankacılık sektöründe, Basel III’e uyum yönündeki çalışmalar devam etmektedir.

1 kalkınma bankası, 3 tüketici finansman şirketi, 3 yatırım şirketi, 20 döviz ve kıymetli metal değişim bürosu ve 13’ü Katar Finans Merkezi’nde faaliyet göstermek üzere toplam 22 sigorta şirketinden oluşan bankacılık dışı finansal sistemin 2011 yılı sonu itibariyle toplam varlık büyüklüğü GSYH’nın % 4’ünü oluşturmaktadır. Bankacılık dışı sistem içinde en büyük pay % 61 ile sigortacılık sektöründedir.

Katar Borsası’nda 8’i bankacılık ve finans, 5’i sigorta, 22’si hizmetler ve 7’si sanayi şirketi olmak üzere 42 yerli şirket işlem görmektedir. 2011 yılı sonu itibariyle, piyasa değerinin GSYH’ya oranı % 72 seviyesinde olan Katar Borsası’nda, en yüksek piyasa değerine sahip 3 şirket toplam piyasa değerinin % 35’ini oluşturmaktadır.

2009 yılında teknolojik altyapının geliştirilerek erişilebilirliğin ve etkinliğin artırılması amacıyla New York Euronext Borsası ile gerçekleştirilen stratejik ortaklık sonrasında, 2010 yılında Katar Borsası’nda “Uluslararası İşlem Platformu” devreye alınmıştır. New York Borsası’nın global bağlantı ağına da dahil olan Katar Borsası’nda önümüzdeki dönemde türev araçların işlem görmeye başlaması beklenmektedir.

Yatırım fonu sektörüne ilişkin olarak ise, fon varlıklarının GSYH’ya oranı 2011 yılının ikinci çeyreği itibariyle % 1,6 seviyesinde olan Katar, yatırım fonu sayısı ve büyüklüğü açısından GCC ülkeleri arasında sondan ikinci sırada yer almaktadır.

Finans Merkezi Oluşum Sürecinde Öne Çıkan Faktörler

Ekonominin çeşitlendirilmesi ve nihai olarak bilgi tabanlı bir ekonomiye dönüştürülmesi hedefinin KFM’nin oluşturulması sürecinin arka planını oluşturduğunu söylemek mümkündür. Gelecek 10 yıl içerisinde tamamlanması planlanan ve miktarı 200 milyar ABD Doları’na yaklaşan altyapı projeleri ülkedeki finansal altyapının geliştirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Kişi başına düşen yüksek milli gelir seviyesi ve tasarruf oranıyla daha çok “sermaye kaynağı” olarak öne çıkan Katar, kamu ve özel sektör altyapı projelerinin sunduğu proje finansmanı, fonlama, sigorta ve reasürans fırsatlarıyla uluslararası sermayenin yöneldiği bir ülke olarak konumlanmayı hedeflemektedir.

Başkent Doha’da konumlanan KFM, uluslararası finans kuruluşları ve diğer çok uluslu şirketlerin yer alacağı bir platform olması vizyonu çerçevesinde 2005 yılında kabul edilen KFM kanunuyla oluşturulmuştur. KFM’nin ticari kolu/işleticisi niteliğindeki KFM Otoritesi, finansal hizmetler sektörünün geliştirilmesi, stratejilerin belirlenmesi ve bölgesel ve küresel finans kuruluşlarıyla ilişkilerin geliştirilmesinden sorumlu olmak üzere kurulmuştur. Otoritenin başkanlığını Maliye ve Ekonomi Bakanı yürütmektedir. KFM ayrıca, finansal regülatöre (KFM Düzenleyici Otoritesi), hukuk ve ticaret mahkemesine, itiraz kurumuna ve üst mahkemeye sahiptir. Katar Finans Merkezi’nin tüm kurumları hükümetten ve birbirlerinden bağımsızdır.

KFM’de faaliyet göstermek isteyen şirketlerin/kuruluşların Katar Finans Merkezi Otoritesi’nden lisans alması gerekmektedir. KFM kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk 3 yıl KFM’de bulunan şirketler ile çalışanları vergiden muaf tutulmuşlardır. 2009 yılı sonuna kadar uzatılan vergi muafiyetinin sona ermesini takiben, kurumsal vergi oranı % 10 olarak belirlenmiştir. Öte yandan, firma sigortacılığı, reasürans ve varlık yönetim şirketlerine yönelik vergi teşvikleri uygulanmaktadır. KFM’de bulunan şirketler için % 100 yabancı sahipliğine ve elde edilen tüm kârın yurtdışına transferine izin verilmektedir. KFM Otoritesi, Katar Telekom tarafından sağlanamayan ya da sağlanmak istenmeyen teknolojik altyapı ve iletişim hizmetlerini diğer teknoloji sağlayıcılar aracılığıyla şirketlere sunmayı taahhüt etmektedir. KFM’de hukuki ve düzenleyici çerçeve dünyadaki finans merkezlerine ilişkin en iyi uygulamalar model alınarak oluşturulmaktadır. Katar, World Economic Forum 2011- 2012 dönemi Küresel Rekabetçilik Raporu’nda, dünyanın en rekabetçi on dördüncü ülkesi seviyesine yükselirken, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri arasında ise birinci sırada yer almıştır. Raporda Katar’ın yüksek kalitedeki kurumsal yapısı ve istikrarlı makroekonomik koşullarına vurgu yapılmıştır. KFM’de yatırım bankacılığı, özel bankacılık, sigortacılık ve reasürans şirketleri, varlık yönetim şirketleri ile danışmanlık, hukuk ve insan kaynakları şirketlerinden oluşan 140’ın üzerinde yerli ve yabancı şirket bulunmaktadır. İngiliz hukukuna dayanan yasal sistem, ilke bazlı düzenleme ve yatırımcı dostu vergi uygulamaları ile öne çıkan KFM’de bulunan varlık yönetim şirketleri yabancı fonları yönetebilmekte ve yerel bireysel yatırımcılara pazarlayabilmektedir.

Hızla gelişen Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesine yönelen uluslararası finansal kuruluşlar için stratejik bir platform olarak konumlanmayı hedefleyen Katar, varlık yönetimi, firma sigortacılığı ve reasürans olmak üzere 3 alana odaklanmaktadır.

Petrol ve doğalgaz gelirlerinin etkisiyle yüksek bir likiditeye sahip olan bölgedeki devlet fonlarının varlık büyüklüğü ve emeklilik fonlarının sunduğu büyüme potansiyeli göz önünde bulundurularak, Katar’ın bölgenin varlık yönetim merkezi olarak konumlandırılması hedeflenmektedir. Büyük altyapı yatırımları, hızlı nüfus artışı ve yükselen kurumsal risk yönetimi standartları ile birlikte sigorta ve reasürans ihtiyacı da artan Katar ayrıca,

• Avrupa ve Güney Asya arasında yer alan bir firma sigortacılığı merkezi olarak konumlanarak uzun vadede ilk 20 merkez arasına girmeyi ve düşük penetrasyon ve yüksek devir oranlarına (reasürans şirketlerine devir oranı) sahip bölgede yüksek büyüme potansiyeli içeren reasürans sektöründe merkez haline gelmeyi de hedeflemektedir.

Genel Değerlendirme

GFCI’ya göre Katar, Eylül 2012 tarihi itibariyle 35. sırada yer almaktadır (Tablo 32). Katar, bölgesinde ise Eylül 2011 tarihinde önünde yer aldığı Dubai’nin tekrar gerisine düşmüş ve ikinci sırayı almıştır. Raporda Katar, yerel ve finansal hizmetlerin çeşitlendirilmediği, ancak bazı alanlarda derinleşme sağlayabilmiş bir finansal merkez olarak sınıflandırılmaktadır. Ayrıca, Abu-Dabi ve Riyad yerel merkezler olarak kabul edilirken, Dubai ve Katar yerellikten küreselliğe geçiş aşamasında değerlendirilmektedir.

Finansal piyasaların derinliği ve çeşitliliği bakımından daha gelişmiş bir konumda olan İstanbul ile Katar’ın hedefledikleri bölgeler benzerlik taşımaktadır. Hukuki ve düzenleyici çerçeve, vergi rejimi ile makroekonomik ve politik istikrar Katar’ın finans merkezi olma vizyonunu destekleyen faktörler olarak öne çıkmaktadır. Finansal sistemin gelişmişlik düzeyi ve uluslararası piyasalarla entegrasyonu göz önünde bulundurulduğunda, Katar henüz uluslararası bir finans merkezi niteliğini kazanmamış olmakla birlikte, zengin enerji kaynaklarının sağladığı likidite ve finansman olanağının KFM’nin oluşturulması ve geliştirilmesi sürecini hızlandıran bir faktör olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Onuncu Kalkınma Planı 2014-2018 , Finansal Hizmetler Özel İhtisas Komisyonu Raporu