Singapur Bölgesel Finans Merkezi

Singapur Bölgesel Finans Merkezi

Başarılı bir finans merkezi olabilmek için etkili bir siyasi hükümet, istikrarlı bir ortam, güçlü ekonomik temeller, zaman dilimindeki yeri, coğrafi konumu, uluslararası muhasebe standartları, en modern teknoloji, finansal altyapı, İngilizce yeterlilik düzeyi, uluslararası düzeyde uyumlu yasalar ve yetenekli işgücü gereklidir. Singapur bu şartların hepsini değilse de çoğunu kendisinde toplamıştır. Singapur‘un sahip olduğu bugün ki durumu özetlersek bunlar;

  • Çok başarılı ve sofistike denizaşırı pazar
  • Sendikasyon kredileri için önemli bir merkez
  • Esnek bankacılık sektörü
  • Gelişmiş bilgi ve iletişim teknolojisi
  • Gelişmiş kurumsal yönetim ve yasal standartlara uyum
  • Düşük işlem maliyeti, verimli ve sermaye piyasalarından esnek finansman

Çok dilli nüfus (İngilizce, Malayca, Standart Çince, Tamilce)

Singapur’un komşu ülkelerle rekabet etmek zorunda kalması söz konusudur, bu yüzden önümüzdeki 10 yıl içinde birçok zorluklarla karşı karşıya kalacaktır. Örneğin; Malezya’nın aktif bir İslami bankacılık ve finans için uluslararası bir merkez olma çalışmaları yapması ve Singapur’la aynı zaman dilimini paylaşması Singapur’un gelecekteki rolü hakkında endişeleri arttırmaktadır.

Singapur‘un rakibi Hong Kong ekonomik açıdan Çin‘in yan kapısıdır. Son yıllarda hızlı bir ekonomik büyüme ve Çin‘de yükselen yabancı sermaye Singapur pahasına Hong Kong‘un finansal hizmetlerine yararlı olacaktır. Böylece Çin’in büyüyen sermaye gereksinimi Hong Kong üzerinden geçişlerle muhtemel olarak Hong Kong‘un gelecekte çıkış yakalayacağı öngörülmektedir. Çin Hükümeti gelecekte finans merkezi olarak Şanghay’ı desteklemektedir. Hong Kong – Şanghay kombinasyonu Singapur‘un gelecekteki potansiyeli için risk oluşturmaktadır.

Singapur’un Finans Merkezi Olarak Tarihsel Gelişimi

Bölgesel bir finans merkezi olarak finans kuruluşları, sermaye piyasaları ile bölgede etkindir. Singapur bölgesel finans merkezi olarak dikkate değer bir başarı elde etmiş, 30 yılda dünyanın önde gelen mali merkezlerinden biri haline gelmiştir. Singapur Hükümeti 1960 yılından bu yana finansal serbestleşme ve reformlar taahhüt etmiştir. Singapur önde gelen finans merkezi olarak çalışmalarının sonucunda Güney Doğu Asya ekonomilerinin merkezi haline gelmiştir. Singapur finans merkezi olarak, sermaye piyasalarının gelişimine katkıda bulunmak, sınır ticareti, iş ve yatırımlarda mali aracılığı kolaylaştırıp üstlenmiştir.

Yaşanan Asya krizinde, Güney Doğu Asya ile birlikte Singapur’da etkilenmiştir. Bununla birlikte yaşanan dış şoklar ve finansal bulaşma ile Singapur‘da açıklara maruz kalmıştır. Daha fazla içine kapanmak yerine, artan küresel rekabet ortamında daha esnek bir mali sektör oluşturmak için, serbestleşmede krizden etkilenen ülkelerden olmuştur. Serbestleşmede konsolidasyon ile yerli bankalar dâhil güçlendirilmesi ve mali sektöre yabancı banka katılımının arttırılması yoluna gidilmiştir.

1960 yılında, Singapur ve Güney Doğu Asya komşuları dışa dönük mali kalkınma stratejisinin benimsenmesi ile farklı bir rota seçmiştir. Singapur Hükümeti yeni finansal piyasa açılımı ile reformları uygulamaya başlamıştır. Düzenleyici; teşvikleri, yabancı finans kurumlarını çekebilmek için yeniden tasarlayıp yasalaştırmış, bu strateji çok başarılı olarak kanıtlanmıştır. Bu dönemde yabancı finans kuruluşları, banka sayıları, önemli ölçüde artmıştır. 1970‘ler de 100‘den az olan mali sektördeki kurum sayısı 1990‘lar da 450‘ye ulaşmıştır. Mart 2001 itibari ile Singapur mali sektöründe 133 ticari banka (8 Yerel, 125 Yabancı) 141 sigorta şirketi, 63 banka temsilciliği, 168 yatırım danışmanlığı bulunmaktaydı.

1998 yılında Singapur Hükümeti yerli bankaların, yabancı bankalarla ağır rekabet edebilmesi için birleşmeye teşvik edildi. Birleşme faaliyetlerine rağmen yerli bankalar, yabancı bankalara kıyasla küçük kalmaktadır. Küçük iç pazarda sınırlı büyüme umutları ile Singapur bankaları bölgedeki faaliyetlerini genişletmeye çalışmış ancak sınırlı başarı gösterebilmişlerdir.