Şikago Bölgesel Finans Merkezi

Şikago Bölgesel Finans Merkezi

Şehir, 1914’de kurulmuş olan Federal Reserve Bank’e ev sahipliği yapmaktadır. Dört temel finansal borsaya sahiptir. Bunlar Chicago Stock Exchange (CHX), Chicago Board of Trade (CBOT), Chicago Board Options Exchange (CBOE) ve Chicago Mercantile Exchange (CME)’dir.

Chicago tam hizmet sağlayan bir finans merkezidir. Şehrin ulusal ve uluslararası pazarda oynadığı rolü değerlendirirken iki geniş finansal hizmet sınıfını da tanımlamak faydalı olacaktır. Birinci sınıf Chicago´nun büyük bir tedarikçi ve bir piyasa katılımcısı olduğu finansal hizmetleri içermektedir. Diğer sınıf ise Chicago´nun en büyük tedarikçi ve piyasanın temel oluşturucusu olduğu hizmetlerden oluşur.

Chicago yerli piyasanın büyük bir kısmından gelen yatırım ve kredi taleplerini karşılamakta, ulusal ve uluslararası pazarda gösterdiği rekabet gücüyle bir finans merkezi olarak tarihi önemini muhafaza etmeyi başarmıştır. Ayrıca son yıllarda Chicago eşi benzeri olmayan bir niş de geliştirmiş, vadeli işlemlerin ve kambiyo bazlı opsiyon ticaretinin doğduğu yer olmuştur.

Günümüzde, CBOT ‘nin Hazine bonosu vadeli işlemler sözleşmeleri, ABD de en aktif şekilde takas edilen vadeli işlemler sözleşmeleridir.  1981 yılında, CBT´nin hazine bonosu vadeli işlemler sözleşmesinin ve CME´nin 90 günlük hazine bonosu vadeli işlemler sözleşmesinin günlük ortalama dolar hacmi   (başa baş değerinde)  27,7 milyar dolardı. Bu miktar, rapor sunan 36 satıcının bütün ABD hükümet menkul kıymetlerinin tüm taksitlerinin yer aldığı nakit piyasasındaki işlemlerin günlük ortalamasından 3 milyar dolar daha fazlaydı.  Dolayısıyla, Chicago vadeli işlemler ticaretinde hâkim bir merkez olmakla kalmaz, aynı zamanda bir bakıma ABD hükümet menkul kıymetleri ticaretinde de hâkim bir merkezdir.

Şikago’nun Finans Merkezi Olarak Tarihsel Gelişimi

Vadeli işlem piyasalarının tarihinde Amerika’nın Chicago kentinin özel bir yeri vardır. 1833 yılına kadar köy olarak kabul edilen Chicago 1837’de şehir statüsüne kavuştuğunda 4107 kişilik bir nüfusa sahipti. Tren yolunun buradan geçmesi ile çok kısa sürede büyümüş, 08 Ekim 1871’ de Büyük Chicago Yangını olarak tarihe geçen felaketle neredeyse tamamen yerle bir olmuştur. Ulaşım ve dağıtım kanalları açısından bir merkez sayılmaktadır.

1848 yılında bir kanalın tamamlanmasıyla Michigan Gölü, Mississippi Nehri, Nil iç kollarına bağlandı. Kanal, iç kısımlardan Chicago´ya mısır tarımında kullanılacak ucuz su taşımacılığı sağlıyordu.  Chicago Michigan Gölü kıyısında Amerika’daki diğer büyük göllere ve orta batıya kadar ulaşım imkânına sahip olması nedeniyle stratejik bir öneme sahipti. Bu konumu Chicago ‘nun hızla gelişerek bir ticaret merkezi olmasını sağladı. Chicago çevresinde yetiştirilen tarımsal ürünler bu bölgeye taşınıyor ve burada depolanarak ticareti yapılıyordu. Ancak güzün sonlarında ve kışın basında hasat edilen mısır, iç kısımlardan alınıp donmuş suyolları üzerinde taşınamıyordu ve bu yüzden nehrin buzları çözülene kadar nehir tahıl ambarlarında saklanması gerekiyordu.

Tarımsal ürünlerin arz ve talebindeki dalgalanmalar sonucu fiyatlar yılın belli dönemlerinde çok düşük olurken diğer dönemlerde aşırı yükseliyordu. Arzın talebin çok üzerinde olduğu dönemlerde üreticiler zarar ediyorlar, aksi durumda ise aranan mal piyasada bulunamıyordu. Sonuçta, tahıl ambarı işleticileri kışın hatırı sayılır bir fiyat riskine maruz kalıyorlardı. O yıllarda yeterli depoların olmaması ve ulaşım zorlukları piyasalarda karışıklığın artmasında etkili oldu. Bu riski ortadan kaldırmak için, işleticiler sonbaharın sonuna doğru Mayıs ayı için Chicago´ya teslimatı yapılacak şekilde sabit bir fiyattan satmaya başladılar.

Bu durum karşısında üretici ve tüccarlar çözüm olarak aralarında geleceğe yönelik ticari sözleşmeler yapmayı tercih etmeye başladılar. İlk kayıtlı geleceğe yönelik sözleşme, 13 Mart 1851 yılında 3000 kile mısır üzerine haziran ayı Chicago teslimi olarak yapıldı.

İki taraf arasında karşılıklı güvene dayalı olarak yapılan geleceğe yönelik sözleşmeler tam olarak ihtiyaca cevap veremedi çünkü fiyat değişimleri aleyhine olan taraf yükümlülüğünü yerine getirmeyebiliyordu. Bunun üzerine arayışlarına devam eden 82 tüccar biraraya gelerek 1848 yılında tarımsal ürünlerin alıcı ve satıcılarının merkezi bir yerde işlem yapmaları ve aynı zamanda şehirde ticaretin gelişmesi amacıyla Chicago Board of Trade’i (CBOT)  kurdular. İlk yıllarda geleceğe yönelik sözleşmeler işlem görürken tarafların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sonucu, sözleşmelerin standart hale getirilmesi ve borsanın garantör olması kararlaştırıldı. Borsa, bu garantiyi alıcı karşısında satıcı, satıcı karşısında alıcı durumuna geçerek ve işlem yapan taraflardan bir teminat alarak vermeye başladı.

Geleceğe yönelik sözleşmelerde taraflar kalite, miktar, fiyat, teslim yeri ve vadeyi aralarında serbestçe belirlerken, vadeli işlem sözleşmesi ile alım satıma konu ürünün kalitesi, miktarı, vadesi, teslim yeri standart hale getirildi. Vadeli işlem sözleşmesinde tek değişken sözleşmenin fiyatı olup o da borsada alım satım anında belirlenmektedir. Sözleşmelerin standart hale getirilmesi ve teminat sistemi, piyasaya spekülatörlerin de (yatırımcılar)girmesine yol açmıştır.

1970’li yıllara kadar Amerika’da sadece tarımsal ürünler üzerine vadeli işlem sözleşmeleri işlem gördü. 1972 yılında Bretton Woods sisteminin terk edilmesi ile birlikte döviz kurları ve faiz oranlarındaki değişim piyasa katılımcıları açısından risk oluşturmaya başladı.bu gelişme üzerine yıllardır tarımsal ürünlerde vadeli işlem sözleşmeleri finansal araçlarada uygulanmaya başlandı.

Döviz kurları üzerine ilk vadeli işlem sözleşmeleri 1973 yılında yapıldı. Bunu faiz vadeli işlem sözleşmeleri izledi. 1970’li yılların ikinci yarısında Avrupa kıtasında da vadeli işlem borsalarının kurulmaya başladığını ve günümüze kadar hızlı bir gelişme gösterdiğini görmekteyiz.