Hong Kong Bölgesel Finans Merkezi

Hong Kong Bölgesel Finans Merkezi

Hong Kong, Asya-Pasifik ülkelerinin 1970’li yıllardan itibaren içine girdiği hızlı ve sürdürebilir ekonomik büyümenin ki bu ekonomik büyüme önemli ölçüde sanayi yatırımları, sanayileşme ve doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile gerçekleşmiş finansal ve diğer hizmetler kaynağı haline gelmiştir. Hong Kong, yine dünyanın diğer noktaları ile bölge noktaları ve bölge ülkeleri arasında ticaret, taşımacılık, ulaştırma ve haberleşme konularında bir merkez olarak gelişmiştir.

Hong Kong Asya-Pasifik ülkelerinin finansman ihtiyacını karşılamayı amaçlayan, aynı zamanda diğer hizmetleri sunmak isteyen ve bu ülkelerde doğrudan sermaye yatırımı yapmak isteyen yabancı yatırımcılar için her açıdan çok uygun bir ekonomik çevre sunmuştur. Son 10 yıldır bölge ülkelerinin mali sistemlerini uluslararasılaşma çabalarında da ilk nokta Hong Kong finansal piyasaları olmaktadır. Hong Kong’un uluslararası mali piyasaları ile bölge ülkelerinin mali piyasaları arasında  ürünler üreten uluslararası finans kurumları gelmeye devam etmektedir.

Hong Kong bölgesel finans merkezi olarak, coğrafi konumu itibariyle bulunduğu zaman aralığını da değerlendirmektedir. Hong Kong gün içinde New York ve Londra gibi iki önemli uluslararası finans merkezi arasında faaliyet göstermektedir. Hong Kong’da bölgesel finansal işlemlerin önemli bir bölümü yabancı mali kurumlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Hong Kong’da 500 yabancı banka, 120 uluslararası sigorta şirketi, 90 uluslararası fon yöneticisi bulunmaktadır.

Hong Kong bölge ülkelerine yönelik uluslararası sendikasyon kredilerinin düzenleme merkezidir. Bölgeye finans kaynağı aktarımı önemli ölçüde sendikasyon kredileri şeklinde olmaktadır ve bu krediler bölge ülkelerinin bankalarına çoğunlukla verilmektedir. Hong Kong aynı zamanda hisse senedi ihracı, faiz içeren borçlanma araçlarının ihracı ile vadeli işlemler piyasası işlemleri içinde sahip olduğu düzenli piyasalara ve borsalar ile bölgenin sermaye piyasası kaynaklarını da sağlayan merkez konumundadır. Nitekim 100 milyar dolarlık bölgesel fonun uluslararası yönetiminin de yapıldığı merkezdir.

Hong Kong’un bölgesel finans merkezi olarak önümüzdeki döneme ilişkin en önemli gelişmesi Çin ile olan ilişkilerdir. Hong Kong, Çin dışındaki ülkelere yönelik bir finans, ticaret ve hizmet merkezi olarak gelişmiş iken, Çin’in dışa açılımı ile birlikte giderek Çin ile bütünleşen bir yapıya yönelmektedir. Hong Kong’un bölgeye yönelik finansal hizmetlerinde Çin giderek ağırlık kazanmaktadır. Hong Kong’un diğer bölge ülkeleri ile ilgili işlemlerinin bir bölümü Singapur’a kayarken, Hong Kong, Çin’ e yönelik bir yapılanma içindedir. Tayvan da bu yapılanma içinde yer almaktadır.

Çin’de yapılanacak yabancı şirketler; vergi, düzenleme, sermaye hareketleri ve diğer hizmette ki olanaklardan yararlanmak üzere merkezlerini Hong Kong’da kurmakta ve Çin’e yatırımı Hong Kong’dan yapmaktadır. Hong Kong tüm yabancı sermaye için Çin’in giriş kapısı konumundadır. Çin ve bölge ülkelerinin 2005 yılına kadar planladıkları proje finansmanı ihtiyacı; önemli bir bölümü Çin’de ve altyapı yatırımları olmak üzere 1,5 trilyon dolar civarındadır. Proje finansmanının önemli bir bölümü de Hong Kong’da düzenlenmektedir.

Çin şirketlerinin de Hong Kong’da ticari merkezi bulunmaktadır. Çin dış dünya ile ticaretini bu şirketler aracılığı ile Hong Kong’dan yapmaktadır. Çin için de Hong Kong, uluslararası finansal ve ticari ilişkilerin kurulduğu bir finans merkezidir. Hong Kong ve Çin arasındaki bu ilişkileri destekleyen bir diğer unsurda Hong Kong Para Kurulu ile Çin Merkez Bankası arasında kurulan karşılıklı ödemeler sistemidir. Böylece Hong Kong ile Çin arasında finansal ve ticari akımı kolaylaştıran alt yapı kurulmuştur.

 

Hong Kong’un Finans Merkezi Olarak Tarihsel Gelişimi

 

Hong Kong Aralık 1941’de Japon güçleri tarafından işgal edilmiştir. Ağustos 1945’e kadar işgal altında bulunduğu bu dönemde tüm bankalar, mali piyasalar ve diğer finans kurumları kapatılmıştır. Sadece birkaç Çin yerel bankasının çalışmasına ciddi sınırlamalar ile izin verilmiştir. Japonya’nın teslim olmasından sonra Hong Kong istikrarlı bir barış dönemine girmiştir. Çin’in, Kore Savaşı’nda, iç savaşta Şanghay’a nazaran olumsuz etkileri Hong Kong’da daha az olmuştur. Hong Kong kariyer olarak International Financial Centre (IFC) dönemine 1945–1965 yılları arasında başlamıştır. 1966 yılında bir bankacılık krizinin ardından tüm mali sistem sarsılmış, geçen süre zarfında düzelme kaydedilerek 1978 yılında yabancı bankalar dâhil 40 yabancı banka, 1995 yılı sonuna kadar 154 bankaya yükselmiştir.

Hong Kong, bölgesel bir finans ve hizmet merkezi olarak, 1970’li yıllardan itibaren gelişme göstermeye başlamıştır. Hong Kong, 100 yıllık Birleşik Krallık yönetiminin son çeyreğinde, özerk bir yönetim altında hızlı bir büyüme gösteren Asya-Pasifik bölgesine yönelik uluslararası finansal hizmetler ile diğer hizmetlerin sunulduğu bir merkez olarak gelişmiştir. 1982 yılında döviz mevduat faizi vergi kesintisi kaldırılmıştır. Hong Kong, Asya-Pasifik bölgesinde Singapur ve Tokyo‘nun önünde en büyük bölgesel finans merkezidir (1994).

Hong Kong, Bölge ülkelerinin yıllık ortalama %8–10 arasında değişen ekonomik büyümesini finansa eden kaynakları, finansal hizmetleri sunan ve diğer hizmetleri karşılayan ve finansal piyasalarını bu hedeflere yönelik olarak yapılandıran bir merkez olmuştur. Hong Kong son 10 yıldır özellikle Çin’e yönelik tüm mali akımların, yabancı sermaye yatırımlarının ve Çin ile ilgilenen yabancı girişimcilerin merkezi konumuna gelmiştir.

Hong Kong ekonomisi hizmetler sektörü üzerinde kuruludur. Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH)’nın %84’ü hizmetler sektöründen kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda Dünya’nın en önemli hizmet sektörü ihracatçısıdır. Bölge ülkelerinin finansal ve diğer hizmet talepleri Hong Kong piyasaları ve ekonomisinin gelişimini doğrudan belirlemektedir. Hong Kong, 100 yıllık Birleşik Krallık (UK) yönetimi ardından Çin ile yapılan “BASIC LAW” antlaşması ile yeni bir statüye kavuşmuştur.

Anlaşma “ tek ülke–iki sistem” prensibini getirmektedir. Buna göre Hong Kong mali, idari ve düzenlemeler açısından özerkliğini korumakta ve “Hong Kong Special Administrative Region” yönetimi tarafından idare edilmektedir. Böylece Hong Kong’un uluslararası ve bölgesel ekonomiler için sunduğu hizmetlerin devamı garanti altına alınmıştır.

Yeni dönemde Çin ile Hong Kong tek ülke, iki para sistemi, iki para otoritesini uygulamasını benimsemiştir. Böylece Hong Kong’un bölgesel finans merkezi niteliğini korumuştur. Hong Kong yetkilileri, devletin özel girişimlerini kısıtlamamıştır. Hong Kong her ne kadar sömürge hükümeti olsa da liberal tutumu benimsemiştir. Hong Kong kendi iş ortamı ve rejimi olumlu geliştirmesi sayesinde bugün bölgede bir fon yönetim merkezide olmuştur.