Frankfurt Bölgesel Finans Merkezi

Frankfurt Bölgesel Finans Merkezi

Frankfurt Avrupa’nın en önemli finans merkezlerinden bir tanesidir. İngiltere’nin küresel finans merkezi olarak ayrı bir yerde konumlandığı düşünülürse, bölgesel anlamda Avrupa’da en büyük finans merkezi Frankfurt’tur.

Alman politik ekonomik ve finansal sisteminin büyümesi ve istikrarı Federal Almanya Cumhuriyeti’ni mümkün kıldı. Almanya’nın mevcut hesap dengesi yıllardır pozitiftir ve 1989’da diğer ülkelerin çoğu hesaplarında açık verirken, Almanya neredeyse rekor bir fazlalığa ulaşmıştır. 1980’ler boyunca Almanya’daki işsizlik ve enflasyon oranı dünya çapında en düşükler arasında olmuştur.

Frankfurt’un ekonomik aktivitesi, Almanya’nın en önemli finans merkezi olarak, Kıta Avrupa’sının en yoğun havaalanı ve ticaret fuarları için ana merkez olarak sahip olduğu rol ile ilişkilendirilir. Buna karşılık, Frankfurt’un ekonomik performansına katkıda bulunan başka sektörlerde vardır. Frankfurt’un gayrisafi değerlerinin sadece %25’i fiziksel mal üretiminden karşılanır. %20’sini ticaret ve trafik oluşturur. %50’den fazlasını resmi ve özel hizmetler oluşturur. Bu yüzden Frankfurt Almanya’nın hizmet merkezi olarak gösterilir. Bu hizmetler bankacılık toplumunun aktivitelerini içerir.

Frankfurt Borsası, menkul kıymetler için açık ara en önemli Alman piyasa mekânıdır. Sigorta şirketleri, yatırım şirketleri, reklam ajansları, ileri teknoloji şirketleri ve artan sayıda diğer destekleyici kurumlar üçüncül sektörü Frankfurt’ta tamamlar. Coğrafi konumuna bağlı olarak, Avrupa’nın ve Almanya’nın merkezinde Frankfurt en yoğun trafik merkezlerinden biri olmuştur. Havaalanı Kıta Avrupa’sının en sık kullanılan havaalanıdır. Ana tren yolu istasyon Kıta Avrupa’sının ikinci en büyük istasyonudur. Avrupa’nın en önemli iki anayolu Frankfurt ’ta kesişir. Son ama çok önemli olarak Main Nehri Frankfurt’u Rhine’ya bağlar. Kargo gemileri için Avrupa’nın en yoğun nehridir. Fakat Frankfurt’un cazibesini arttıran yalnızca ekonomik veya finansal yararlar değildir. Geçen yıllar boyunca, Frankfurt ayrıca kozmopolitan ve açık fikirli bir atmosfer elde ettirmiştir. Yaşam kalitesi yüksek, mükemmel altyapısı ile akademik bir merkezdir. Avrupa Merkez Bankası’na da ev sahipliği yapmaktadır.

Avrupa’nın para politikasının kalbi Frankfurt’ta yer aldığından Avrupa ülkelerine buradan ekonomik istikrar ihraç etmektedir. Önemle üzerinde durulması gereken konulardan biriside yabancı bankaların Frankfurt’u tercih etmelerinin asıl nedenlerinin başında Avrupa Merkez Bankası’nın da burada yer almasının geldiğidir.

Frankfurt’un Finans Merkezi Olarak Tarihsel Gelişimi

Bin yıldan uzun tarihi boyunca Frankfurt bir ticaret ve finans merkezine dönüşmüştür. Bu gelişim Frankfurt’un büyük ticari rotalarının kesişiminde ki elverişli coğrafi konumuyla desteklendi.

Frankfurt, 1356’da Alman krallarının seçiminin yapıldığı bir yer olarak kanunla düzenlendiğinde ayrıca 1562’de kralların taçlarını giydiği yer olduğunda dikkate değer bir politik önem kazandı. Bundan uzun zaman önce, ticarete uygun bir merkez olarak Frankfurt’un rolü ayarlanmıştı. 1200’lerde Roma İmparatorluğu’nun bir darphanesi Frankfurtta kuruldu. 1402’de Frankfurt’un ilk bankası Wessel, Frankfurt’un düzenli olarak kurulan ticaret fuarları süresince seyahat eden tüccarların para değişim ihtiyaçlarını karşılamak için işleme başladı. 16. Yüzyılın başlarında, Frankfurt lider finans merkezi olarak ün kazanmıştı. O zamanlarda, Roma İmparatorluğu’nun özgür şehri statüsüne sahipti.

1585’te Frankfurt Borsası kuruldu. O zamanlar ticaret, dokuz farklı para biriminin mübadele değerinin ayarlanması üzerine yoğunlaşmıştı. Frankfurt Borsası işlem yapıldığı süre boyunca her zaman yabancı borçlular ve yatırımcılar için ulaşılabilir olmuştur. 19. yüzyılın başlarında Avustralya büyük bir borçluydu. Bir süre sonra yabancı demiryolu şirketlerinin yanı sıra Amerika’da borç almak isteyen lider piyasa katılımcıları arasına girdi.

  1. yüzyılda Frankfurt’ta daha da fazla banka kuruldu. 19. Yüzyılın ortalarında yatırım bankaları ve kredi kurumları gibi yeni yasal biçimlerde birçok banka kuruldu. 1871’de Alman İmparatorluğu’nun kuruluşundan ve daha sonra 1876’da Berlin’de Merkez Bankası’nın kuruluşundan sonra Frankfurt çeşitli finansal alanlarda öneminin bir kısmını kaybetti. Berlin’de büyük bankaların gelişmesi, çoğunluğu Frankfurt’ta bulunan özel bankacıların rolünde azalmaya başlaması anlamına geliyordu. Buna karşılık Frankfurt yabancı menkul kıymetlerindeki lider borsa durumunu sürdürebilecek durumdaydı.

Geçen yüzyılda Frankfurt derin bir depresyon ve ardından sürpriz bir canlanma yaşadı. I. Dünya Savaşı’ndan sonra enflasyon, finansal piyasalara rollerini kaybettirdi ve sonuç olarak paranın ve bonoların devülasyonuna bağlı olarak Frakfurt’u aşırı derecede etkiledi. Frankfurt’un finansal öneminin azalışı, Berlin’e doğru devam eden merkezileşme ve Nazi diktatörlüğü yüzünden Yahudi bankacıların çıkışı ile devam etti.

  1. Dünya Savaşı, Alman ekonomik ve finansal sistemine tam bir yıkım getirdi. Frankfurt şehri ayrıca ağır derecede tahrip edildi. Savaştan sonra Frankfurt’un toparlanması, tarihi geleneklerinin yanı sıra Frankfurt’un Amerika ve İngiliz ordularının politik kararları sonucu “Çift Bölgeli Ekonomik Yönetim” in ana merkezi olarak seçilmesiyle sağlandı.

Alman markını Batı Almanya’da geçerli para olarak uygulamaya koyan 1948 kur reformu sırasında Merkez Bankası Frankfurt’ta kuruldu. Bu karar Almanya’nın lider finans ve bankacılık merkezi olarak Frankfurt’un savaş sonrası yükselişi için temel taşı temsil ediyordu. II. Dünya Savaşından önce en büyük on bakanın hiçbirinin ana ofisi burada olmamasına rağmen, birçok kredi kurumu ana merkezlerini Frankfurt’a taşıdı. Büyük bankaların yanında, yatırım bankalarının yanı sıra kredi şirketlerinin merkezi, büyük kurumlarda işlerinin ana merkezi olarak Frankfurt’u seçti. Ek olarak Frankfurt Borsası, menkul kıymetler için Almanya’da lider piyasa merkezi oldu.